by

Doğalgazda kime ne kadar bağımlıyız?

Rusya ile yaşanan uçak krizi, Türkiye’nin enerjide, özellikle de doğalgazda tek bir kaynağa bağımlılığını yeniden gündeme taşıdı.

Ne yazık ki, doğalgazda dışa bağımlılığımız, petrolde olduğundan daha fazla: Yüzde 99. Petrolde ise bu oran yüzde 90 civarında.

Doğalgaz ithalatında da uzan yıllardan beri tek bir ülkeye fazlasıyla bağımlılık söz konusu. Bu ülke de kuzey komşumuz Rusya.

Rusyayla 1986 yılında imzalanan yıllık 6 milyar m3 (plato) miktarındaki ilk alım anlaşmasının ardından, artan tüketimin karşılanabilmesi amacıyla imzalanan diğer alım anlaşmaları kapsamında sırasıyla Rusya (İlave Batı Hattı), İran ve Rusya (Mavi Akım Hattı)dan doğal gaz alımına devam edildi. 2001‘de imzalanan anlaşma kapsamında 2007‘den itibaren Azerbaycandan da doğal gaz alımı başladı.

Şu an için Türkiye 3 ülkeden uzun vadeli doğal gaz alım anlaşmaları kapsamında boru hatlarıyla doğal gaz ithalatı gerçekleştirmekte.

Buna ilaveten, arz kaynaklarının çeşitlendirilerek arz güvenliğinin ve tedarikte esnekliğin artırılması amacıyla 1988 yılından bu yana da sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) alımı da yapılıyor.

Cezayir ve Nijeryadan uzun dönemli sözleşmelerle alınan LNG ile spot piyasadan alınan LNGnin depolanması, gazlaştırılması ve iletim hattına gönderilmek üzere kurulan iki adet LNG terminali bulunuyor. Bunlardan biri 1994 yılında işletmeye alınan BOTAŞ ait Marmara Ereğlisi LNG Terminali, diğeri de Ege Gaz A.Ş. tarafından 2001 yılında Aliağada kurulan ve 2006‘da faaliyete geçen Ege Gaz A.Ş. LNG terminali.

ÜRETİM VE İTHALAT

EPDK verilerine göre, yurt içinde üretimi yapılarak satışa sunulan doğalgaz miktarı 2014 yılında 479,39 milyon m3 oldu. Bu miktar, 2013 yılına göre yüzde 10,8 daha az.

Aynı yıl, 9 adet uzun dönemli ve 2 adet spot (LNG) ithalat lisansı sahibi tarafından toplam 49 milyar 262 milyon m3 doğal gaz ithal edildi. Bunun 7 milyar 280,87 milyon m3ü LNG ithalatı. LNG ithalatı, toplam ithalatın yüzde 14,78ini oluşturuyor.

Doğal gaz ithalatı, 2013 yılına kıyasla yüzde 8,82 oranında artış kaydetti.

KİMDEN NE KADAR GAZ ALIYORUZ?

2014 yılındaki toplam 49 milyar 262 milyon m3 doğal gaz ithalatının yüzde 54,76ı Rusya’dan. Rusya’yı yüzde 18,13’le İran, yüzde 12,33’le Azerbaycan, yüzde 8,48’le Cezayir, yüzde 2,87 ile Nijerya izledi. İthalatın yüzde 3,43′ü de spot piyasadan yapıldı.

Türkiye’nin az da olsa doğalgaz ihracatı bulunmakta. 2014 yılında Yunanistana 632,6 milyon m3 doğal gaz ihraç edildi.

STOKLAR YETERSİZ

İthalata bağımlı olmamıza rağmen ne yazık ki, stoklama kapasitemiz çok yetersiz. 2014 yılında da depolama tesis kapasitelerinde bir değişiklik olmadı ve depoların yıl sonu toplam stok miktarı 1 milyar 873,08 milyon m3 olarak gerçekleşti. Bu miktar, 49 milyar 262 milyon m3 olan yıllık ithalatın yüzde 3,8’i demek.

Rusya ile gerilen ilişkiler, gazın kesilebileceği tartışmalarını gündeme taşıdı. Rusya’nın bunu yapması şu an için ihtimal dışı gürünse de, gerektiğinde gazı bir silah olarak kullandığı aşikar. Ukrayna ve Gürcistan örnekleri henüz hafızalardan silinmedi.

Tablodan da açıkça görüleceği gibi, doğalgazda önemli ölçüde ithalata ve ithalatta da büyük ölçüde Rusya’ya bağımlıyız.

ELEKTRİK ÜRETİMİNDE GAZA BAĞIMLIYIZ

Rusya gazımızı keserse kömür, odun ve hatta tezek bile yakıp ısınabiliriz. Fakat aldığımız gazın tamamını ısınmada kullanmıyoruz ki. Yarısı elektrik üretiminde kullanılıyor. Gazın kesilmesi demek elektrik kesintisi demek. O da, ekonominin, hayatın durması demek.

 

 

2014 yılı doğalgaz tüketiminin sektörel dağılımına bakıldığında; yüzde 48,87 oranında elektrik üretiminde ve enerji sektöründe, yüzde 25,4 oranında sanayide ve yüzde 19,1 konutlarda ısınma amaçlı kullanıldığı görülüyor.

Burada şunu da hatırlatmakta fayda var. Kömürle çalışan santrallerimizin pek çoğu da ithal kömür tüketiyoruz. O yüzden Türkiye, her yıl kömür ithalatına milyarlarca dolar para aktarıyor.

Kısaca, yerli kaynaklarımız yetersiz, başta doğalgaz olmak üzere enerji sektöründeki ithalat bağımlılğımız da çok yüksek. Bu sebeptendir ki, bir ülkeye (Rusya) böylesine yüksek bir seviyede bağımlılık son derece riskli. Türkiye’nin bu durumdan acilen kurtulması, kaynaklarını çeşitlendirmesi, doğalgaz depolama kapasitesini artırması şart.

KADİR DİKBAŞ / 2016-01-01 /

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir